türkiye cumhuriyeti balkan travması üzerine kuruldu

balkan travması üzerine kurulan türkiye cumhuriyeti

turan ülküsü, osmanlı münevverlerinin yaşanan siyasi ve içtimai travmalar karşısında geçmişe yönelerek milletleşme ve milli kimlikleri için bir kaynak arama çabaları içinde buldukları yarı-milli bir ideolojinin izdüşümüdür. aslında turancılık, 1890’larda macaristan’ın kimlik arayışı sonucunda ortaya çıkan bir düşüncedir. rus yayılmacılığına karşı bir çözüm arayan macarlar, turani kavimlerle (türk, moğol, fin vb.) kavimlerle akraba oldukları iddiasıyla milli kimliklerini bu tarihi olguya dayandırma ihtiyacı hissetmişlerdir. türk milliyetçilerinin henüz rüşeym halinde olduğu bir zamanda macaristan’da gelişen bu anlayış, çok geçmeden türkçülerin ‘uzak ülkü’lerine dönüşmüştür.

yaklaşık beş asır osmanlı‘nın hakimiyetinde kalan balkanlar’ın elinden çıkması ile devleti ve vatanı yeniden inşa etmek zorunda kalan türkler, imparatorluğun gerçek sahibinin kimler ve vatan denen kutsal toprakların nereleri olduğunu tanımlama ihtiyacı duymuşlardır. 19. yüzyılın ortalarında yeni osmanlılar ve bilhassa namık kemal ile ortaya çıkan imperial nitelikteki vatan mefhumu, balkanlar’ın kaybedilmesi ile birlikte farklı bir çehre kazanmış ve türk milliyetçiliğini beslemiştir. balkanlar’ın kaybı neticesinde yaşanan ontolojik [varlıkla ilgili] kaygı ile atayurtlarını, bin yıl önce terk ettikleri toprakları tahassürle [üzüntü ve özlemle] anmaya, buna karşılık kısa bir süre önce kaybettikleri balkanlar’ı unutmaya başlamışlardır.

osmanlı'nın vatanı 1912 harbine kadar biraz batı anadolu (asya minör) daha çok da balkanlar idi
osmanlı’nın vatanı 1912 harbine kadar biraz batı anadolu (asya minör) daha çok da balkanlar idi

balkanlar’ın kaybının yarattığı travmayı, varoluş mücadelesi ve kimlik arayışını en açık biçimiyle mağlubiyet hissinin derinden hissedildiği edebi ürünlerde görmek mümkündür[…]

balkan hezimeti kadar, kısa süre içinde ders alınan ve etkileri hemen hissedilen başka bir hezimet de yoktur. bu hezimet geleceğe dönük hesapların da dönüm noktası olmuştur. balkan harbi, bir mağlubiyetin sadece toprak kaybına değil, bir milletin topyekün mahvına da sebep olabileceğini artık hiç tartışmaya, ihtimale yer vermeyecek netlikte ortaya koymuş ve bu gerçek akıllardan hiç çıkarılamamıştır. bir gün anadolu’nun da başına benzer hadiselerin geleceği endişesiyle türkler, elde kalan topraklara sahip çıkmak ve mütecanis [türdeş] bir çehre kazanan türk halkını muhafaza etmek lüzumunu duymuşlardır (taştan, 2017)”

osmanlı telgraf ağı, 1874. balkanlar ne kadar dolu ve canlı ise anadolu bir o kadar sönük
osmanlı telgraf ağı, 1874. balkanlar ne kadar dolu ve canlı ise anadolu bir o kadar sönük

kaynak:

taştan, y. k. (2017, nisan). balkan savaşları ve türk milliyetçiliğinin doğuşu. 02 12, 2018 tarihinde https://books.google.com.tr/books?id=Jt86DwAAQBAJ&pg=PT32&lpg=PT32&dq=balkan+travmas%C4%B1&source=bl&ots=tRHQ2hlsuX&sig=IPkjf1yJWUjYc0x6Ctwoaf971rM&hl=en&sa=X&ved=0ahUKEwikiIjZ257ZAhUDhiwKHQpmAu0Q6AEITDAF#v=onepage&q=balkan%20travmas%C4%B1&f=false adresinden alındı

kısa tarih (20) osmanlı beyliği 1299’da kuruldu mu?

osmanlı beyliği’nin kuruluş tarihi ne derece doğru?

siyaset tarihi, osmanlı beyliği’nin kuruluşunu habsburglu hammer’den aktararak 1299 olarak verse de osman bey’in tarih sahnesine çıkışı 1302 bapheus (koyunhisar) muharebesidir. ancak beyliğin kuruluş yılının 1299’dan 1302’ye alınması dahi kayda değer bir fark yaratmayacaktır çünkü hükümranlığın simgesi ilk gümüş sikke (akçe)’nin kesim tarihi 1326’dır ve orhan bey dönemine rast gelir.

ertuğrul gazi 1281’de öldüğü zaman, osman bey’e bıraktığı toprakların yüzölçümü yaklaşık 4 bin 800 kilometrekare idi. bu topraklar bilecik’in söğüt ve bozhöyük ilçelerini, kütahya/nın domaniç ilçesini, eskişehir’in yarımca bucağını, yani porsuk ile sakarya ırmakları arasındaki bölümü kapsıyor ve eskişehir hariç bu kentin dış yerleşim bölgelerine ulaşıyordu. 1324’de osman bey’in bıraktığı topraklar ise 16 bin kilometrekareyi bulmuştu. 1291’de karahisar alınarak sımr porsuk ırmağına dayandı. bilecik, yarhisar ve inegöl 1299’da fethedildi (de lamartine, 1859).’

‘ahâli ile muhafızların büyük kısmı düğüne gitmiş bulunduklarından [bilecik] kalesinin zaptında güçlük görülmedi[…] fâtih sergüzeşci, şu seferinin neticesinden cesaret alarak, büyük bir sür’atle, nilüfer’in babasına ait müstahkem bir mevkî olan yar-hisar üzerine yürüdü. bu kale bursa, inegöl, yenişehir arasında kütahya yolunda ve bu şehre bir günlük mesafede idi. orada hâlâ hamamlar ve bir cami görülür, turgud alp inegöl’ü zaptederken osman beğ de yar-hisar’ı aldı. yedinci hicrî asrın son senesinde (milâdın onüçüncü asrı nihayeti) (699/1299) meydana gelen bu üç fetihten itibârendir kiosman’ın hükümeti genişlemeğe başlamıştır. selçuklu devleti’nin sukutunu da bu tarihten itibar etmek lâzım geleceğinden, osmanlı hanedanının müstakil olarak saltanatı, işte asıl bu seneden başlar (von hammer-purgstall, 1836).’

‘mihail paleologos dahi 24 sene [21 sene, 1261 – 1282] ve oğlu andronikos paleologos 43 sene [12.12.1282 – 25.05.1328 45 seneden fazla] imparatorluk ettiler. Bu hükümdarın saltanatının… senesinde […] bitinia [doğu marmara] ve paflagonya [batı karadeniz] kısmen osman tarafından zaptolundu (dukas, xv. yüzyıl).’

osman gazi’nin emrindeki kuvvetler 1308’de ege sahillerinin fetholunmamış tek bizans şehri olan efes’in ele geçirilmesinde önemli rol oynadı. buna rağmen efes, aydın beyliği’ne verildi [?] efes’in düşüşünü izleyen birkaç yıl içinde osman gazi, karadeniz sahillerinde, [kastamonu] inebolu’dan sangarius [sakarya]’ya kadar uzanan bizans kasabalarını işgal etti  (runciman, 1965).’

osmanlılar, islami geleneği takiben bağımsızlığın iki simgesini, sikke ve hutbeyi kabul etmiştir […] osmanlılar ve anadolu’nun diğer türkmen beylikleri, ilhanlıların tahakkümünü kabul etmişken, kendi hakimleri adına sikke kesmemişler idi […] osmanlılar sikke kesmeye orhan bey adına  1326’da başladı. osmanlı devleti kuruluş yılının neden 1326 olarak kabul edilmediğine dikkatle bakmak için biran duraklamalıyız. 1299’un, osmanlılar’ın konya selçuklu sultanından bağımsızlığını en sonunda kazandığı tarihi göstermesi mümkündür. belki de aynı zamanda veya çok geçmeden ilhanlılar’ın hükümranlığını kabul etmeye zorlanmışlardı […] bağımsızlığı akla getiren bir para-bilimsel (numizmatik) delil esasen 1326’ya kadar ortaya çıkmamıştır (pamuk, 2000).’

‘şimdiye kadar [1978] osman bey adına ne bir kitabe ne de bir sikke (para) vardır, yalnız tahrir defterinde şeyh edebalı ile ermeni pazarı’nda zekeriyya baba’ya köyler vakfettiği kayd ediliyor (başvekalet arşivi 453 numaralı tahrir defteri, varak 230b, 231, 233b). kendisi ilk devirlerinde uçta bir aşiret beyi ve daha sonra uçbeyi olmuş ve beylik alameti olarak kendisine selçuklu hükümdarı tarafından tabl ve alem denilen davul ve bayrak gönderilmiştir. kendisine gönderilen bu alametler dolayısiyle bazı tarihler ile bu hususta incelemeler yapanlar bunu osman bey’in istiklal alameti zan etmişler ise de doğru değildir.

osman bey’in müstakil olduğuna dair kayıtlar, son selçuklu hükümdarı tarafından kendisine gönderilen uc beyliği fermanından sonra ııı. alaüddin keykubad’ın moğollar tarafından saltanattan indirilerek isfahan’a götürülmesi üzerine güya osman gazi’nin istiklalini ilan eylediği hakkındaki rivayettir. risale-i felekiyye’de görüldüğü üzere gerek osman bey gerek orhan bey ilhan’ın hazinesine senevi bir vergi vermişler ve ilhan’ın hakimiyetini tanımışlardır. 

daha sonraki zamanlarda da osmanlı emirlerine rütbe de derecelerine göre aynı şeyler ve hatta daha fazlası verilmiştir. osman gazi’nin lakabının fahrüddin  [dinin övüncü] olduğu 1326 tarihli orhan bey vakfiyyesinde görülmektedir. gazi osman bey’in iyi idaresi […] ile etrafındaki aşiretleri de nüfuza almış, gerek selçukilere ve gerek ilhanilere karşı rabıta ve saygısını bozmamış ve kuvvetli olan ve kendisiyle mücadele eden germiyanlardan çekindiği için bir ara batı hududundaki beyler arasında mühim nüfuz tesis eden hamidoğlu feleküddin dündar bey’i hami olarak tanımış –yazıcı zade menteşe ve saruhan beylerinin de hamidoğlu’nu hami tanıdıklarını yazar- fakat ilhanilere karşı bağlılığını bozmadığından onlar tarafından da hiç bir tazyike uğramamıştır.

osman bey’in fütuhatında [zaferler, fetihler] dikkat çeken bir nokta da huduttaki bazı kale beylerinin –büyük kale beyleri müstesna  [hariç] – osman beyle mücadele etmeden yerlerini osman bey’e bırakarak ona tabi olmalarıdır ki (neşri s. 90, 91 ve 120, 121 ve aşık paşa zade s. 13, 24) bunu daha sonra rumeli fütuhatında da görmekteyiz  (uzunçarşılı, 1972-78).’

kaynakça:

de lamartine, a. (1859). histoire la turquie (türkiye tarihi). (s. bayram, n. a. banoğlu, h. tuncay, & y. toker, Dü) 01 18, 2018 tarihinde http://www.eskikitaplarim.com/showthread.php?t=51504&highlight=lamartine adresinden alındı

dukas. (xv. yüzyıl). bizans tarihi. (v. mirmiroğlu, Dü.) 01 18, 2018 tarihinde http://www.eskikitaplarim.com/showthread.php?t=45175&highlight=DUKAS adresinden alındı

pamuk, ş. (2000). a monetary history of the ottoman empire (osmanlı imparatorluğu’nun parasal tarihi). 01 18, 2018 tarihinde http://assets.cambridge.org/97805214/41971/frontmatter/9780521441971_frontmatter.pdf adresinden alındı

runciman, s. (1965). konstantiniye düştü. (d. türkömer, Dü.) 01 09, 2018 tarihinde http://www.eskikitaplarim.com/showthread.php?t=28159&highlight=runciman adresinden alındı

uzunçarşılı, i. h. (1972-78). osmanlı tarihi 1. cilt. 01 18, 2018 tarihinde http://www.eskikitaplarim.com/showthread.php?t=31739&highlight=uzun%E7ar%FE%FDl%FD adresinden alındı

von hammer-purgstall, j. (1836). büyük osmanlı tarihi. 01 04, 2018 tarihinde https://hacikaanonaran1.files.wordpress.com/2014/12/cilt1.pdf  adresinden alındı


osmanlı beyliği'nin kuruluşu, hükümranlığın simgesi sikke kesimi ile anlaşılır
osmanlı beyliği’nin kuruluşu, hükümranlığın simgesi sikke kesimi ile anlaşılır

kısa tarih (15) osmanlı mı?? bizans’ın paralı askeri mi??

osmanlı bizans’ın paralı askeri mi?

katalan paralı askerler birliği, bizans’ın talebi üzerine  osman bey‘in bapheon (koyunhisar) muharebesinden on dört ay sonra, 1303 eylül’ünde istanbul’a geldi, üç binden fazla ceneviz’li askeri edirnekapı’da öldürdü ve ve bitinya (doğu marmara)‘ya değil wittek’e göre osmanlı’nın hasımı olan germiyanlı beyliği ve onun tabileri üzerine yürüdü. osmanlı kuvvetleri imralı adasını 1304’te idris-i bitlisi’ye göre sulhen almıştı. hammer’e göre imralı adası’nın alınmasından bir kaç gün önce 30 gemilik türk kuvveti sakız adasını tahrip etmişti. katalan tarihçi muntaner, amirali ve adamlarını sakız’da kışlattığını yazar (kasım 1303 ila nisan 1304). sonuç olarak 30 türk gemisinin aynı zamanda katalan daha doğrusu bizans gemisi olduğu ortaya çıkar. ve osmanlı bizans’ın paralı askeri mi sorusunun yanıtı belli olur.

georgios pachymeris (georgius pachymeres) 1241-1310 yılları arasında yaşamış nikea (günümüzde iznik) doğumlu romaio (rum) bir tarihçidir[…] pachymeris’in muharebeyi anlattığı orijinal rumca metinleri buldum.

fransızca ve ingilizce çevirilerini inceledim ve bunlardan alıntı yapmış günümüz tarihçilerinin kitaplarını okudum. her sefer karşıma değişik yorum ve ilaveler çıktı.

örneğin pachymeres bizanslı, osmanlı, türkler adını hiç kullanmamış ama, pachymeres’ten alıntı yapan ingilizce ve fransızca kitaplarda genellikle bu tanımlamalar varmış gibi yazılmış.

marc c. bartisus[…] bapheus [koyunhisar] hakkında şunları yazmış:

mouzalon’un ordusu, içlerinde alanların da bulunduğu, yaklaşık 2.000 kişiden oluşuyordu. yaklaşık 5.000 süvariden oluşan göçebe aşiretlerin birlikleri izmit ile iznik arasında ortaya çıktı ve bapheus [koyunhisar] düzlüğünde yapılan muharebede mouzalon yenildi (akyol, 2012).

bizanslılar’ın koyunhisarı’nda ilk bozgunlarından altı sene sonra(707/1307) [(idris-i bitlisi, 1506) 1307 tarihini verir ancak (inalcık, 2003) bunu daha erken dönem kaynağı aşıkpaşazade’ye göre 1303 olarak düzeltir] adrenos (atranus), madenos, kete ve kestel hisarları kumandanları bursa hakiminden aldıkları emir üzerine, kuvvetlerini toplayıp osman ile muharebeye tutuşurlar [dimbos, dinboz veya dinanoz muharebesi (inalcık, 2003)]. bu cenkte kestel kumandanı hayatını tamamladı; kete kumandanı da uluabad (lopadiun)’a güçlükle kaçabildi[…] kete (pahimeres’in katukeya’sı) arazisine tabi kalo lini adası (besbikus, yahut galius) [imralı veya emir ali] –ki mudanya körfezinin karşısında bulunur- ertesi sene [1304],osman’ın emriyle aygud alp’in oğlu kara ali marifetiyle ele geçirildi.

besbikus [imralı]’nın ele geçirilmesinden birkaç gün önce [1304], türklerin ilk deniz haydutluğu olmak üzere[…] hius (sakız)’ın tahribi vukua geldi. türkler adaya otuz gemi ile yanaştılar; ellerinde kılıç ve ateş, adayı dolaştılar. kendilerini kaleye atan küçük bir azınlıktan başka ahali öldürüldü. bir takımı da  firarla kurtulmak için için zevcelerini, çocuklarını, mallarını alarak kırk gemiden mürekkep bir donanmaya çıktılarsa da, fırtınaya tutulup skiros [iskiri] adası yakınlarında telef oldular (von hammer-purgstall, 1836).’

osmanlılar, bizans imparatorluğu’nun doğu topraklarını fethetmek için uygun konumlanmışlardı. ancak durum daha karmaşıktı ve kuzey batı anadolu uç tarihini haç (bizans) ve hilal (işgalci muhammedi türkler) arasında bir çatışma olarak görmek hata olur. bizans politikasındaki değişiklik, müttefik ve paralı asker ihtiyacı duyduğu için, batı anadolu’daki türk beyliklerine yeni fırsatlar sundu. türk emirlikleri içinde belki de en önemsizi olan ve bu nedenle 1300’lerdeki bizans sultasını en az tehdit eden osmanlılar, bu iş için mükemmel adaylar olarak görünüyordu  (agoston & masters, 2009).’

‘…katalanlardan 6.500 kişi [(muntaner, 1325-28) 2.500 süvari, 5.000 piyade] , 1303 yılı sonunda [(muntaner, 1325-28) 12si geçici sicilya ve 8i kendisinin 20 gemi ile] istanbul’a geldi…[bizans imparatoru] andronikos…dört aylık ücreti peşin ödedi ve reisleri roger de flor’a yeğeni maria asen’i zevce olarak verdiği gibi ona bir de megas dux ünvanını taktı ve bu ünvanı sonradan sezar rütbesine çıkardı (baştav, 1989).’

‘büyük dük [grand duke, megas dux], imparatorluğun bütün askerleri ve amirali üstündeki sultası ile prens ve lord ile aynı anlama gelen bir ünvandır; rum ili’nin bütün adaları ve sahilleri ona tabidir.

büyük dük, türkler’den habersiz anadolu’ya geçti, erdek körfezine çıktı [1303 eylül ila ekim], onlara saldırarak fethettikleri toprakları esaretten kurtardı ve erdek’te kışladı. 

büyük dük, amirale tüm kadırga ve denizcileriyle beraber, dünyanın başka hiçbir yerinde yapılmayan sakızın üretildiği çok verimli chios (sakız) adasına gitmelerini ve orada kışlamalarını emretti. ve amirali orada kışlattı [1303 kasım ila 1304 nisan], çünkü türkler 3 direkli yelkenliler ile bu adaları yağmalıyorlardı. böylece bütün bu bölgeyi korumaya aldılar ve adaları ziyaret ettiler. birbirlerini teselli ederek ve oyalayarak bütün kışı mutlu geçirdiler [1304 başı] (muntaner, 1325-28).’

görünen o ki, bizans payitahtı constantinople (istanbul)’un talimatı altındaki osmanlılar, 1302 bapheus (koyunhisar), 1303 dinboz (erdoğan) muharebeleri ve 1304 galius (imralı) sulhü ile bizans iç çekişmesine müdahil; ve 1304 chios (sakız) adası tahribatıyla anadolu’daki türkler, özellikle germiyanlılar ile mücadele eden katalan paralı askerlere yardımcı kuvvet olmuşlardı. katalanlar’ın bitinya (doğu marmara)’ya niçin uğramadıkları artık açıktır.

not: muntaner, r. (1325-28) alıntılarının çevirisi bana ait.

kaynakça:

agoston, g., & masters, b. (2009). encyclopedia of the ottoman empire. 12 31, 2017 tarihinde http://psi424.cankaya.edu.tr/uploads/files/Agoston%20and%20Masters,%20Enc%20of%20Ott%20Empire.PDF  adresinden alındı

akyol, a. (2012, 07 17). yalova muharebesi. 01 09, 2018 tarihinde http://www.yalovamiz.com/makale/yalova-muharebesi-3369/  adresinden alındı

baştav, ş. (1989). bizans imparatorluğu tarihi, son devir (1261-1461), osmanlı türk-bizans münasebetleri. 12 31, 2017 tarihinde https://tr.scribd.com/document/343307517/Bizans-%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu-Tarihi-Son-Devir-1261-1461-%C5%9Eerif-Ba%C5%9Ftav-pdf  adresinden alındı

idris-i bitlisi. (1506). heşt bihişt (sekiz cennet). (m. karataş, s. kaya, & y. baş, Dü) 01 09, 2017 tarihinde http://www.eskikitaplarim.com/showthread.php?t=52539&highlight=he%FEt  adresinden alındı

inalcık, h. (2003). the struggle between osman gazi and byzantines for nicea. 01 09, 2018 tarihinde http://www.inalcik.com/images/pdfs/18732736THESTRUGGLEBETWEENOSMANGAZiANDBYZANTiNES.pdf  adresinden alındı

muntaner, r. (1325-28). chronicle. (l. goodenough, Dü.) 12 31, 2017 tarihinde http://www.yorku.ca/inpar/muntaner_goodenough.pdf  adresinden alındı

von hammer-purgstall, j. (1836). büyük osmanlı tarihi. 01 04, 2018 tarihinde https://hacikaanonaran1.files.wordpress.com/2014/12/cilt1.pdf  adresinden alındı


[1304'te] hius [chios] (sakız)’ın tahribi vukua geldi. türkler adaya otuz gemi ile yanaştılar; ellerinde kılıç ve ateş, adayı dolaştılar. kendilerini kaleye atan küçük bir azınlıktan başka ahali öldürüldü. bir takımı da  firarla kurtulmak için için zevcelerini, çocuklarını, mallarını alarak kırk gemiden mürekkep bir donanmaya çıktılarsa da, fırtınaya tutulup skiros [iskiri] adası yakınlarında telef oldular (von hammer-purgstall, 1836)
[1304’te] hius [chios] (sakız)’ın tahribi vukua geldi. türkler adaya otuz gemi ile yanaştılar; ellerinde kılıç ve ateş, adayı dolaştılar. kendilerini kaleye atan küçük bir azınlıktan başka ahali öldürüldü. bir takımı da  firarla kurtulmak için için zevcelerini, çocuklarını, mallarını alarak kırk gemiden mürekkep bir donanmaya çıktılarsa da, fırtınaya tutulup skiros [iskiri] adası yakınlarında telef oldular (von hammer-purgstall, 1836)

büyük dük, amirale tüm kadırga ve denizcileriyle beraber, dünyanın başka hiçbir yerinde yapılmayan sakızın üretildiği çok verimli chios (sakız) adasına gitmelerini ve orada kışlamalarını emretti. ve amirali orada kışlattı [1303 kasım ila 1304 nisan], çünkü türkler 3 direkli yelkenliler ile bu adaları yağmalıyorlardı. böylece bütün bu bölgeyi korumaya aldılar ve adaları ziyaret ettiler. birbirlerini teselli ederek ve oyalayarak bütün kışı mutlu geçirdiler [1304 başı] (muntaner, 1325-28)
büyük dük, amirale tüm kadırga ve denizcileriyle beraber, dünyanın başka hiçbir yerinde yapılmayan sakızın üretildiği çok verimli chios (sakız) adasına gitmelerini ve orada kışlamalarını emretti. ve amirali orada kışlattı [1303 kasım ila 1304 nisan], çünkü türkler 3 direkli yelkenliler ile bu adaları yağmalıyorlardı. böylece bütün bu bölgeyi korumaya aldılar ve adaları ziyaret ettiler. birbirlerini teselli ederek ve oyalayarak bütün kışı mutlu geçirdiler [1304 başı] (muntaner, 1325-28)

aykut alb'in oğlu kara ali galius [kalolimnos, besbicus, imralı, emir ali] adasını sulh ile küffardan aldı (idris-i bitlisi, 1506)
aykut alb’in oğlu kara ali galius [kalolimnos, besbicus, imralı, emir ali] adasını sulh ile küffardan aldı (idris-i bitlisi, 1506)

1302 koyunhisar muharebesinden bir yıl sonra, 1303'te dinboz muharebesi olur (inalcık, 2003). ertesi yıl, 1304'te imralı adası sulh ile alınır. ondan bir kaç gün önce, yine 1304'te sakız adası tahrip edilir (von hammer-purgstall, 1836).
1302 koyunhisar muharebesinden bir yıl sonra, 1303’te dinboz muharebesi olur (inalcık, 2003). ertesi yıl, 1304’te imralı adası sulh ile alınır. ondan bir kaç gün önce, yine 1304’te sakız adası tahrip edilir (von hammer-purgstall, 1836).

1302 koyunhisar muharebesinden bir yıl sonra, 1303'te dinboz muharebesi olur (inalcık, 2003). ertesi yıl, 1304'te imralı adası sulh ile alınır. ondan bir kaç gün önce, yine 1304'te sakız adası tahrip edilir (von hammer-purgstall, 1836).
1302 koyunhisar muharebesinden bir yıl sonra, 1303’te dinboz muharebesi olur (inalcık, 2003). ertesi yıl, 1304’te imralı adası sulh ile alınır. ondan bir kaç gün önce, yine 1304’te sakız adası tahrip edilir (von hammer-purgstall, 1836).

1302 koyunhisar muharebesinden bir yıl sonra, 1303'te dinboz muharebesi olur (inalcık, 2003). ertesi yıl, 1304'te imralı adası sulh ile alınır. ondan bir kaç gün önce, yine 1304'te sakız adası tahrip edilir (von hammer-purgstall, 1836).
1302 koyunhisar muharebesinden bir yıl sonra, 1303’te dinboz muharebesi olur (inalcık, 2003). ertesi yıl, 1304’te imralı adası sulh ile alınır. ondan bir kaç gün önce, yine 1304’te sakız adası tahrip edilir (von hammer-purgstall, 1836).

kısa tarih (13) kayı efsanesi kuruldu, gerçek bozuldu!

kayı efsanesi kuruldu, gerçek bozuldu!

osmanlı beyliği’nin menşei, emir timur’un oğlu şahruh’un akranı 2. murat, koca sultan döneminde (1421 – 1444) osmanlı hanedanına soyluluk kazandırmak için ilhanlı oğuzname‘sine benzetilerek kayı boyuna bağlanmış, efsane kurulmuş ve gerçek bozulmuştur.

‘osmanlıların kendi erken dönem tarihleri… sözlü geleneği, halk söylencelerini ve dedikoduyu içeren, teklifsiz ve kestirmelere yer veren bir türkçeyle kaleme alınmışlardır. dahası, bunlarda bellek ile icat – inanılır olanla açıkça uyduruk olan- öylesine zorlanarak bir şekilde bir araya getirilmiştir ki, araştırmacıların birçoğu -düzeltilmesini olanak dışı buldukları- bu metinleri kullanmaktan vazgeçmeyi düşünmüşlerdir.

birbirlerinden büsbütün bağımsız olmayan bu tarihler, üç ayrı değişke oluşturacak şekilde iç içe girmiş ve denkleşmiştir. birinci değişke… ahmedi‘nin manzum vakayinamesidir: ahmedi’nin amacı osmanlıların tarihini tartışmaktan çok onların islami mücahit yönlerini ortaya çıkartmaktır.

ikinci değişke, anonim tarihler diye bilinen bir metinler kümesidir… bunlar da osmanlıların ortaya çıkışını mucizevi bir takdir-i ilahi örneği olarak sunarlar.

üçüncü değişke ise, erken dönem konusunda yazılmış üç vakayinameyi birleştirir. bu, 1400 civarında doğan, selçuklulara karşı ayaklananlardan birinin soyundan gelen ve osmanlılarla sefere katılan bir dervişin, aşıkpaşazade‘nin eseridir.

ilk bölümleri iki kaynağa dayanan… bu kaynaklardan biri, bazı eklemeler yapılmış olan anonim tarihierin bir değişkesidir. öteki kaynak ise, erken osmanlı yıllarının yahşi fakih tarafından anlatısıdır.

bence clive foss ve colin imber, vakayinamelerdeki köse mihal’in hiçbir zaman var olmadığını kanıtlamışlardır. elveda eski dost!

osmanlı araştırmalarının ilk ustası olan habsburg’lu hammer, erken osmanlı kaynaklarını bizans kroniklerinde anlatılanlarla karşılaştırarak betimlemiştir. pahimeris, grigoras ve başkalarının aktardıklannı, tarihlendirilmesi ve sıraya sokulması hayli güç olan osmanlı anlatılarına dayanak yapmıştır… bizans ve osmanlı anlatıları sanıldığı kadar uyumlu olmaktan uzaktırlar  (lindner, 2007).’

osmanlı adı çevresinde çeşitli efsaneler doğmuştu. bunlardan birine göre osman gazi’nin soyu, yirmi bir kuşak geride nuh peygamber’e dayanmaktaydı. sonraları bu listeye otuz bir kuşak daha katılarak efsanenin daha da inandırıcı olmasına çalışılmıştı. bu ataların arasında, oğuz türkleri‘nin başbuğu oğuz han’a, oğlu gökalp’e ve torunu çamundur’a (ya da çavuldur) rastlanmaktadır.

bir başka efsaneye göre, oğuz han’ın yirmi dört torunu yirmi dört oğuz boyunu kurmuştu. gerçekten de çavdaroğulları adını taşıyan bir aşiret vardı. bu aşiret başlangıçta osmanoğullarına karşı düşmanca bir tutum takınmışsa da, 13. yüzyılın sonlarına doğru osmanlı buyruğu altına girmişti.

bir başka efsaneye göre osmanoğulları, oğuz han’ın en büyük torunu günhan’ın oğlu kayıhan’dan gelmeydiler. bu efsane, osmanlıların oğuz türkleri’nin en ileri gelen koluyla ilişkisini ortaya koymaktaydı.

15. yüzyılda saray dalkavukları, osmanlı soyunun araplarla olan aile bağlantılarını ortaya attıklarında iş büsbütün karıştı. buna rağmen osmanoğulları’nın hazreti muhammed’in soyundan geldiği hiçbir zaman ileri sürülmedi (peygamber’in geldiği sülâle çok iyi bilinmekteydi).

bu efsane ve söylentilerin hiçbir köklü dayanağı yoktu. sözüne güvenilir tarihçiler, ertuğrul bey‘in başarılı bir ‘gazi’ olduğunda, nedeni bilinmeyen sebeplerle sınır boylarına gelerek yiğitliği ve cesaretiyle burada küçük bir beylik kurdukları konusunda birleşmektedirler (runciman, 1965).’

kaynakça:

lindner, r. p. (2007). osmanlı tarihöncesi. 01 03, 2017 tarihinde https://media.turuz.com/…/1424-Osmanli_Tarixoncesi-Rudi_Paul_   adresinden alındı

runciman, s. (1965). konstantiniye düştü. (d. türkömer, Dü.) 01 09, 2018 tarihinde http://www.eskikitaplarim.com/showthread.php?t=28159&highlight=runciman  adresinden alındı


emir timur'un oğlu şahruh'un akranı 2. murat, koca sultan (1421 - 1444, 1446 - 1451)
emir timur’un oğlu şahruh’un akranı 2. murat, koca sultan (1421 – 1444, 1446 – 1451)

okunmayan sayfalar
okunmayan sayfalar